Saturday, 30 April 2011
Friday, 15 April 2011
THE SEVENTH ISSUE OF KAYISI KENT A4 IS OUT!

The seventh issue by Yasemin Ozcan Kaya titled Leaf, consists of the results of a research process triggered by the artist's curiosity about the history of a particular sculpture that she came across during a visit to Malatya in 2008.
Leaf / Kayısı Kent A4 / Issue: 7 / Yasemin Ozcan Kaya
Photos: Yasemin Ozcan Kaya, Ogunc Hatipoglu
Translation: Liz Ercevik Amado

Monuments in Turkey have been subject to censure interventions from time to time, however such interventions have resulted from "public reaction” and disapproval. For instance the Atatürk and Youth Monument in Malatya, built by sculptors Nijad Sirel and Hakkı Atamulu in 1947, has generated public reaction because the male figure bearing the flag is nude, yet there has not been a direct response from officials. The sexual organ of the figure in the statue has been demolished by certain individuals, and later, during Minister Nihat Erim’s visit to the monument, a previously readied leaf motif has been affixed to the figure’s private parts right there.
Aylin Tekiner, Atatürk Heykelleri: Kült, Estetik, Siyaset, Iletişim Yayınları, 2010
Kayısı Kent A4 is sold at the mobile photocopiers in Istanbul. Unlike the other issues of Kayisi Kent A4, this one is avalaible from a limited number vendors. You can buy your copy from the vendors who work in weekdays on the main street between Osmanbey and Şişli Camii and in the rush hour between Pangalti and Elmadag. Also only for this issue, we have selected an alternative distribution point: Dunya Ozalit on Zambak Street in Beyoglu. All the other issues of Kayisi Kent A4 are still available from the vendors around Karakoy, Aksaray and Yuksek Kaldirim.
Thursday, 14 April 2011
KAYISI KENT A4, YEDİNCİ SAYI ÇIKTI!

Yasemin Özcan tarafından hazırlanan Yaprak adlı yedinci sayı, sanatçının 2008 yılında Malatya'da kamusal alanda karşılaştığı bir heykelin tarihini merak etmesiyle başlayan sürecin sonuçlarını içerir.
Yaprak / Kayısı Kent A4 / Sayı: 7 / Yasemin Özcan
Fotoğraflar: Yasemin Özcan, Öğünç Hatipoğlu
Çeviri: Liz Erçevik Amado

Türkiye'de anıtlar dönem dönem sansür girişimlerine maruz kalmıştır ancak bu yöndeki müdahaleler “halk tepkisinden” kaynaklanmıştır. Örneğin, 1947 yılında heykeltıraş Nijad Sirel ve Hakkı Atamulu tarafından yapılan Malatya'daki Atatürk ve Gençlik Anıtı'nda elinde bayrak taşıyan erkek figürün çıplak olmasına halktan tepkiler gelmiş ancak yöneticiler doğrudan bir müdahalede bulunmamışlardır. Heykeldeki figürün cinsel organı bazı şahıslarca parçalanmış, sonrasında Malatya'ya gelen Bakan Nihat Erim'in anıtı ziyaretinde, önceden hazırlanmış bir yaprak motifi figürün mahrem bölgesine hemen orada monte edilmiştir.
Aylin Tekiner, Atatürk Heykelleri: Kült, Estetik, Siyaset, İletişim Yayınları, 2010.
Bu sayı, Kayısı Kent A4'ün diğer sayılarından farklı olarak, sınırlı sayıda seyyar pvcciye dağıtılmıştır. 7. Sayıyı satan pvcci/fotokopicileri güniçinde Osmanbey Metrosu ile Şişli Camii arasındaki bölgede, iş çıkışı saatlerinde Pangaltı ile Elmadağ arasında kaldırımın kalabalık olduğu tarafta bulabilirsiniz. Buna ek olarak, sadece bu sayı için alternatif bir dağıtım noktası olarak Taksim'de Dünya Ozalit'i (Zambak Sok.) belirledik. Diğer tüm sayıları her zamanki gibi Karaköy, Eminönü, Aksaray, Yüksek Kaldırım civarındaki seyyar pvcci/fotokopicilerden alabilirsiniz.
Tuesday, 9 November 2010
ALTINCI SAYI'DAN

“İlk defa Okmeydanı minberi üzere yıldız rüzgarı şiddetinde kartal kanatlarıyla sekiz, dokuz kere göklere kanat açarak talim etti. Sonra Sultan Murad Han, Sarayburnu’nda Sinanpaşa köşkünde seyr ederken Galata Kulesi'nin en tepesinden Ahmed Çelebi lodos rüzgarıyla uçup Üsküdar’da Doğancılar Meydanı’na düşmüştür. Sonra Murad Han bir kese altın ihsan edip Hezarfen Ahmed Çelebi’yi Cezayir’e sürmüştür. Orada öldü. Murad Han “her ne istese elinden gelir” diye Ahmed Çelebi’den pek korktuğundan sürmüştür”.
Evliya Çelebi
ALTINCI SAYI ÇIKTI!
Kayısı Kent A4'ün altıncı sayısını Delphine Rigaud hazırladı. Seyyar fotokopicilerden alabilirsiniz.
17. yüzyıl’da, Hazerfan Çelebi Galata Kulesi’nden Üsküdar’a kadar el yapımı kanadıyla uçmayı başardı. Ancak bu başarı IV. Murad tarafından sürgüne yollanmasına neden oldu. Evliya Çelebi’nin yazdığına göre Hazerfan Çelebi kafasına koyduğunu yapabilen bir adam olduğu için iktidarın gözüne tehlike yaratma potansiyeli yüksek bir adam olarak görünmüş.
Bugün, işportacılar – kendi tasarladıkları tezgahlarıyla- kayıtdışı faaliyette bulundukları için zabıtayla şehrin labirentvari* sokaklarında kovalamaca oynamaktalar. Temel ihtiyaçlar için gündelik bir hayatta kalma mücadelesi söz konusu olan. Öngörülmüş kuralların dışında yer aldıkları için bazen görmezden gelinseler ya da hoş görülseler de, çoğu zaman tekrar tekrar yer değiştirmek zorunda bırakılmaktalar.
Delphine Rigaud, Kayısı Kent A4’ün 6. Sayısı için bu uçma ve kaçma hikayelerini biraraya getiriyor. Bu iki ayrı dönem ve varoluş durumuna dayanarak görsel bir dağarcık oluşturan sanatçı şu soruyu sorma cesaretini gösteriyor: Hayatta kalma isteğiyle hayal ettiğini hayata geçirme kararlılığının hiç benzer yanı var mı?
*Labirentvari olarak çevirdiğimiz daedalus kelimesinin kökeni Yunan mitolojisindeki Daedalus adlı karaktere gönderme yapar. Daedalus, İkarus’un babası ve Minos Labirenti’nin yaratıcısıdır. Fransızca dédale kelimesi aynı zamanda labirent anlamına gelir.
17. yüzyıl’da, Hazerfan Çelebi Galata Kulesi’nden Üsküdar’a kadar el yapımı kanadıyla uçmayı başardı. Ancak bu başarı IV. Murad tarafından sürgüne yollanmasına neden oldu. Evliya Çelebi’nin yazdığına göre Hazerfan Çelebi kafasına koyduğunu yapabilen bir adam olduğu için iktidarın gözüne tehlike yaratma potansiyeli yüksek bir adam olarak görünmüş.
Bugün, işportacılar – kendi tasarladıkları tezgahlarıyla- kayıtdışı faaliyette bulundukları için zabıtayla şehrin labirentvari* sokaklarında kovalamaca oynamaktalar. Temel ihtiyaçlar için gündelik bir hayatta kalma mücadelesi söz konusu olan. Öngörülmüş kuralların dışında yer aldıkları için bazen görmezden gelinseler ya da hoş görülseler de, çoğu zaman tekrar tekrar yer değiştirmek zorunda bırakılmaktalar.
Delphine Rigaud, Kayısı Kent A4’ün 6. Sayısı için bu uçma ve kaçma hikayelerini biraraya getiriyor. Bu iki ayrı dönem ve varoluş durumuna dayanarak görsel bir dağarcık oluşturan sanatçı şu soruyu sorma cesaretini gösteriyor: Hayatta kalma isteğiyle hayal ettiğini hayata geçirme kararlılığının hiç benzer yanı var mı?
*Labirentvari olarak çevirdiğimiz daedalus kelimesinin kökeni Yunan mitolojisindeki Daedalus adlı karaktere gönderme yapar. Daedalus, İkarus’un babası ve Minos Labirenti’nin yaratıcısıdır. Fransızca dédale kelimesi aynı zamanda labirent anlamına gelir.
Monday, 8 November 2010
THE SIXTH ISSUE BY DELPHINE RIGAUD IS OUT!

In the 17th Century, Hezarfen Ahmed Celebi (the Turkish Icarus) managed to fly from the Galata Tower to Uskudar with hand-made wings, which caused him to be sent to exile by Murad Kahn. Living outside the norms Hezarfen Celebi was capable of doing anything he set his mind to, and thus seen as a potentially dangerous man by the powers that be. At least, this is how the story is told by Evliya Çelebi.
In this day and age, street vendors - equipped with their self-designed vehicles on wheels - practicing their illegal and informal activity, play cat and mouse with the authorities in the daedalus* of the streets of Istanbul. It is a daily battle of survival for the very basics of life. Having to exist outside the prescribed rules, they are sometimes tolerated or ignored, but mostly displaced, again and again.
Delphine Rigaud juxtaposes the stories of flying and fleeing by bringing them together through a visual vocabulary drawn from these two epochs and these two states of existence in the 6th issue of Kayisi Kent A4. She dares to ask whether the will to survive and the determination to actualize what your imagination tells you have anything in common.
* Daedalus is a tragic inventor from Greek mythology, father of Icarus, and creator of the Cretan Labyrinth. Daedalus refers to the word dédale in French which also means labyrinth.
Wednesday, 13 October 2010
DIE FÜNFTE AUSGABE VON KAYISI KENT A4 IST DA!
Die fünfte Ausgabe, geschaffen von Stephan Kurr, trägt den Titel Copy Right Now und ist in Istanbul bei Ihrem nächsten mobilen Photokopierer erhältlich!
Diese Ausgabe enthält eine Auswahl von Photokopien aus dem Kurrschen Archiv, einem Archiv von Photokopien, das er während seines Studiums in den 80er Jahren anzulegen begann. Photokopiert wurde und wird Bildsprache, die das spezifische Interesse des Künstlers weckt. Copy Right Now enthält auch Fragmente eines Texts des in Istanbul lebenden Autors Süreyyya Evren. Stephan Kurr collagierte alle Textstellen, die er sich beim Lesen angestrichen hatte.
Diese Ausgabe entstand mit der Unterstützung von Ifa - Institut für Auslandsbeziehungen und Depo.

Was ist Kayısı Kent A4?
Kayisi Kent A4 ist ein Fanzine/zine-artiges Ding. Jede Ausgabe wird von einem anderen Künstler gestaltet und das Fanzine wird von mobilen Photokopierern in Istanbul kopiert und vertrieben. Apricot City A4 versucht zwischen März und Dezember 2010 auf der Strasse zu überleben.
Wo bekommt man eine Kopie?
Kayısı Kent A4 wird von mobilen Photokopierern in Istanbul verkauft. Man kann Verkäufer in Karaköy am Ende von Yüksek Kaldırım finden, an Wochentagen auf der Hauptstrasse zwischen Osmanbey und Şişli Camii, während der Rushhour zwischen Pangalti und Elmadag. Wochentags hat man eine Chance auf einen Verkäufer in Aksaray und um Tünel herum zu treffen. Und wenn ma Glück hat findet man einen in Balıkpazarı oderr Ağa Camii in Beyoglu und vielleicht in Nisantasi .
Diese Ausgabe enthält eine Auswahl von Photokopien aus dem Kurrschen Archiv, einem Archiv von Photokopien, das er während seines Studiums in den 80er Jahren anzulegen begann. Photokopiert wurde und wird Bildsprache, die das spezifische Interesse des Künstlers weckt. Copy Right Now enthält auch Fragmente eines Texts des in Istanbul lebenden Autors Süreyyya Evren. Stephan Kurr collagierte alle Textstellen, die er sich beim Lesen angestrichen hatte.
Diese Ausgabe entstand mit der Unterstützung von Ifa - Institut für Auslandsbeziehungen und Depo.

Was ist Kayısı Kent A4?
Kayisi Kent A4 ist ein Fanzine/zine-artiges Ding. Jede Ausgabe wird von einem anderen Künstler gestaltet und das Fanzine wird von mobilen Photokopierern in Istanbul kopiert und vertrieben. Apricot City A4 versucht zwischen März und Dezember 2010 auf der Strasse zu überleben.
Wo bekommt man eine Kopie?
Kayısı Kent A4 wird von mobilen Photokopierern in Istanbul verkauft. Man kann Verkäufer in Karaköy am Ende von Yüksek Kaldırım finden, an Wochentagen auf der Hauptstrasse zwischen Osmanbey und Şişli Camii, während der Rushhour zwischen Pangalti und Elmadag. Wochentags hat man eine Chance auf einen Verkäufer in Aksaray und um Tünel herum zu treffen. Und wenn ma Glück hat findet man einen in Balıkpazarı oderr Ağa Camii in Beyoglu und vielleicht in Nisantasi .
Subscribe to:
Posts (Atom)